Bademler Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi

Kooperatifleşme Bir Tercih Değil Zorunluluktur

 

İzmir’in Seferihisar ve Güzelbahçe ilçeleri arasındaki yolun kenarında bulunan 315 dönümlük arazinin yaklaşık 35 dönümü çiçeklerle dolu. Cam ve naylon seralar içinde yetiştirilen rengarenk çiçekler, her yıl olduğu gibi bu yıl da İzmir’in parklarını, caddelerini, sokaklarını ve hatta balkonlarını süsleyecek.

Urla ilçesine bağlı Bademler köyünün tarımsal kalkınma kooperatifi tarafından üretilen bu çiçekler, köylüler için önemli bir geçim kaynağı.

Nüfusu iki bine yaklaşan köyde 252 kişi kooperatife ortak.

 


İZMİR — İzmir’in Seferihisar ve Güzelbahçe ilçeleri arasındaki yolun kenarında bulunan 315 dönümlük arazinin yaklaşık 35 dönümü çiçeklerle dolu. Cam ve naylon seralar içinde yetiştirilen rengarenk çiçekler, her yıl olduğu gibi bu yıl da İzmir’in parklarını, caddelerini, sokaklarını ve hatta balkonlarını süsleyecek. Urla ilçesine bağlı Bademler köyünün tarımsal kalkınma kooperatifi tarafından üretilen bu çiçekler, köylüler için önemli bir geçim kaynağı. Nüfusu iki bine yaklaşan köyde 252 kişi kooperatife ortak.

Kooperatifçilik geleneği köyde kökleşmiş durumda. Bademler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 1962 yılında kurulmuş. Şimdiki ortakların birçoğunun babası ya da dedesi de kooperatif ortağıymış.

Kooperatif yetkilileri geçmiş yıllarda sebze ve zeytin üretiminin ağırlıkta olduğunu anlatıyor. Zeytin üretimi hala önemini koruyor. Ancak son yıllarda çiçek üretiminin payı giderek artmış.

Alım garantili çiçek üretimi

Bunda kooperatifin başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere çeşitli belediyelerle yaptığı sözleşmeli üretimin etkisi belirleyici. Bu sayede, üretilen çiçeklerin satışı da garanti altına alınmış oluyor.

Kooperatif ayrıca pazarlama birimi aracılığıyla farklı peyzaj firmalarına da çiçek satıyor. Kooperatif arazisinde kurulu olan perakende satış birimi de bir başka gelir kaynağı.

Sadece kooperatife ait arazide değil, köylülerin kendi arazilerinde de çiçek üretimi yapılıyor. Kooperatif ortaklarına sadece satış garantisi değil aynı zamanda uygun fiyata fide, gübre, ilaç ve teknik destek de sağlıyor.

Dedesi kooperatifin kurucularından olan Kerem Oral, “Dedemler herhalde ileriyi görmüşler. Biz gençlere güzel bir miras bırakmışlar. Bu kooperatif olmasaydı bu kadar kazanamazdık. İlacı, gübreyi bize geldiği fiyattan veriyor. Ucuz fiyattan fide veriyor, biz de yetiştirip kooperatife veriyoruz” diye konuşuyor.

Doğal Yaşam Köyü ile eko-turizm

Kooperatif arazisinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkısıyla yaklaşık bir yıl önce bir de Doğal Yaşam Köyü kuruldu. Burada geleneksel köy yaşamı turizme açıldı. Yerli ve yabancı turistler Bademler'in deneyimli üreticilerinden salça, tarhana, reçel, turşu ve köy ekmeği gibi ürünlerin yapımını öğreniyor.

Ziyaretçiler ayrıca, kooperatifin çiçek seralarındaki üretim sürecine katılabiliyor, zeytin toplayıp kooperatifin zeytinyağı fabrikasında zeytin sıkımı da yapabiliyor. Köylüler açısından ise Doğal Yaşam Köyü yeni bir istihdam ve gelir kaynağı.

Buradaki Kooperatif Ürünleri Pazarı’nda sadece Bademler Kooperatifi’nin değil, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki kooperatiflerin de ürünü satılıyor.

Böylece bir yandan kooperatifler arası dayanışma sağlanıyor bir yandan da tüketici daha ucuz ve güvenilir ürünlere ulaşabiliyor.

Ortaklara öncelikli zeytinyağı fabrikası

Kooperatifin üyelerine sağladığı bir başka hizmet de zeytinyağı fabrikası.

Fabrikanın işletmesinden sorumlu olan Ali Örgün hem kooperatifin ortağı hem de çalışanı. Fabrikanın verdiği hizmet karşılığında sıkılan zeytinyağından belirli bir yüzdesini aldığını söylüyor. Ancak fabrikanın kooperatif ortaklarından aldığı zeytinyağı oranının daha düşük olduğunu belirtiyor.

Örgün, “Ayrıca sıkım yapılacağı zaman ortaklara öncelik tanınıyor. Çünkü zeytinin 24 saat içinde sıkılması gerekiyor” diye konuşuyor. Örgün, kooperatifin zeytin ağaçlarının budanması ve ilaçlanması konusunda da ortaklara destek verdiğini anlatıyor.

“Kooperatifler demokrasinin beşiğidir”

Kooperatifin başkanı Mehmet Sever, son dönemde kooperatifleşme konusunun ülke gündemine taşınmasından memnun.

Sever, Türkiye’deki tarımsal işletmelerin önemli bir kısmının küçük aile işletmesi olduğunu vurguluyor. Sever, “Kooperatifleşme bir tercih değil, zorunluluktur. Kooperatifler, üretimin planlanması aşamasından başlayarak üretim sürecini, ürün kalitesini, ürünlerin soframıza gelene kadar olan aşamalarını örgütleyen yapılardır. Ayrıca kooperatifler gönüllülük esasına dayalı, bağımsız yapılardır. Yöneticileri ortaklar kendi özgür iradeleriyle seçer, denetler, gerekirse de değiştirir. Bu yönüyle de kooperatifler demokrasinin beşiğidir. Ayrıca güvenilir gıda, doğanın korunması ancak üreticinin örgütlenmesiyle olur” diyor.

“Biz bütün üreticilerin kooperatiflerde örgütlenmesi gerektiğine inanıyoruz” diye konuşan Sever, kooperatifleşmeye yeni başlayacak olanlara da şu uyarılarda bulunuyor: “Kooperatifler de bütün kurumsal yapılarda olduğu gibi, kullanılış amacına bağlı olarak farklı sonuçlar doğurabilir. Her mahallede bir kooperatif kurmak, sadece belirli kesimleri kapsamak, sadece belirli bir ürünle ilgilenmek doğru olmaz. Kooperatifler birlikte üretilen, birlikte bölüşülen örgütlenmelerdir. Evet kooperatifleşelim ama doğru kooperatif modelleri olması konusunda da hem bilimsel olarak hem de pratik olarak bu işin yapıldığı alanlarda doğru bilgilenmeyle yola çıkalım”.

 

Kaynak : https://www.amerikaninsesi.com/a/kooperatiflesme-bir-tercih-degil-zorunluluktur/4872049.html

21aralık

125 Okunma